Kanuni Takip ve İdari Takip Nedir?

Kredi ve kredi kartı kullanımlarının düzensiz yapılması ve kişilerin denetiminde olmadığı süreçlerde ilerlemesi ne yazık ki geri ödemelerde sıkıntılar yaratmaktadır.Kişinin karşılayabileceğinden yüksek miktarda borç altına girmesi ödeme güçlüğüne borcun katlanmasına ve borç katlanması ile beraber kredi notu düşüklüğü , kara liste , takip gibi durumlara sebep olmaktadır. Bu süreçlerin sonunda ise idari ve kanuni takip süreçleri gelişerek borçlu banka müşterisi zor duruma sokmaktadır. Takip denildiğinde isimlerinden de anlaşıldığı üzere iki farklı takip türü olduğu anlaşılmaktadır.Ancak bir çok banka müşterisi borçlu olsa dahi bu iki sürecin arasında ki farkı bilmeden doğrudan takibe girdiğini ifade etmektedir.Halbuki bu iki farklı takip türü farklı yaptırımlara neden olduğundan aralarında ki farkın bilinmesi banka müşterilerinin yararına olan bir durumdur.

Borçlar kanunun göre kredi ve kredi kartı borçlarının 90 gün içinde ödenmemesi yasal bir zorunluluk doğurmaktadır.Borçlunun sorumlu olduğu borcu ödememesi sözleşme şartlarını yerine getirmediği manasına gelmektedir.Alacaklı durumunda banka ise borçlar kanununa göre haklı durumdadır.Banka borçlu müşterisine 7 gün içinde borcun ödenmesinin gerektiği ile ilgili bir ihtar yönlendirerek gerekli süreçlerin başlangıç adımını atar. Bu ihtarda belirtilen 7 günlük süreçte borcun ödenmemesi halinde alacaklı kurum yada kişi borcun ödememesi nedeniyle avukata devir işlemlerini başlatmadan önce bir süre bekler bu süreçte de gerekli incelemeler yapılır.Bu sürece idari takip süreci adı verilmektedir. Süreç dahilinde müşteriye yeniden arama yapılarak borcun kolay ödenebilmesi için çeşitli teklifler ve kolaylıklar sunulur , bir plan oluşturulmaya çalışılır.Borçlu açısında bu süreç bankalar nezdinde kara listeye girme süreci olup artık bankacılık işlemleri için çok riskli konumdadır, sonraki kredi yada kredi kartı başvuruları bu nedenle yüksek olasılıkla reddedilecektir.

İdari takip süreci alacaklıların inisiyatifinde olduğu için  banka borcun ödenmesi için bir plan oluşturmadan doğrudan bir sonraki aşamaya ilerleyebilir. Borç miktarının üzerinden temerrüt faizinin işlediği idari takip sürecinde borcun ödenmemesi yada bir planın oluşturulamaması durumunda bir sonraki aşamaya geçilir.

 

Bir sonraki aşama borcun banka tarafından bir plana oturtulamaması nedeniyle avukata devir sürecidir.Bu aşamada borçla ilgili faiz işletilme  süreci durdurulur ancak avukatlık masraflarının eklenmesi ile beraber borç miktarı artar.Avukatın masraflarınında eklendiği faiz işletilmiş borç avukat tarafından takip edilerek müşteriye bilgilendirmeler sunulur.Eğer borçlu avukatla bir ödeme planı oluşturamazsa ilerleyen süreçlerde hukuki olarak icra takip işlemleri başlayacaktır.Bu nedenle kanuni takibe girmiş borçlarda avukatla anlaşma yoluna gidilmesi yüksek önem taşımaktadır.Avukata borcu ödemekte istekli olduğunu ve borcu ödemek için bir plan çizmeyi istediğinizi belirtip bir miktar ödeme yapılması faydalı olacaktır. Avukatla anlaşılamaması yada yapılan bir plana sadık kalınmaması yeniden idari sürece girmeksizin kanuni takip süreçlerinizin devam etmesine ve bir kez daha planlama yapılmamasına neden olur.Bu nedenle kanuni takip aşamasında bir plan yapılması halinde ödemelerin düzenli olarak yapılması önerilmektedir.

Kanuni ve idari takip süreçleri bankaya borçlu olan müşteriler için sıkıntılı durumlar olduğundan bu süreçlere girmemek için borçlanmadan önce planlamalarınızı düzenli bir şekilde yaparak ödemelerinizi geciktirmeyecek şekilde bütçe planı yapmanız önemlidir.

Bir önceki yazımız olan Konut Kredisi Kullandırımlarındaki Anlaşmazlık Durumlarında Ekspertiz Ücreti İadesi Olur mu başlıklı makalemizde Ekspertiz Ücreti İadesi ve Ekspertiz Ücreti İadesi Olur mu hakkında bilgiler verilmektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ