Kredilerde Kefile İcra Gelir mi?

Özellikle bankalardan sağlanan finansal kaynakların geri ödemelerinde yaşanan sıkıntılı durumu önlemek adına yine bankalar tarafından çeşitli teminatlar ile borca kefil olacak biri talep edilir .Kefilin mevcut borcu ödeyebilecek finansal güçte olması bankaların kredi onayına etki eden bir unsurdur.

Kredi ve kredi kartı geri ödemelerinin kendileri için belirlenmiş olan süreler  içinde yapılmayışı kanunlarda belirtilen idari ve yasal sürelerin başlamasına neden olmaktadır. Bu süre toplamda 90 güne tekabül eden 30’ar günlük dönemlerden oluşmaktadır. Bankalar borcun gecikmesine bağlı olarak uyguladıkları gecikme faizinin yanında 90 günün bitiminde yasal süreci başlatıp kişinin teminat olarak gösterdiği malları üzerinden haciz işlemi başlatır. Borç tahsilinin bu şekilde yapılamaması halinde kefille banka arasında borcun tahsili yönünde ikili görüşmeler başlatılır. Borç yine bu şekilde ödenmezse asıl borçluda geçerli olan haciz süreci kefil içinde geçerli olacak ve alacak cebren tahsil edilmeye çalışılacaktır.

Bankaların kefil olacak kişide aradığı özellikler nelerdir?

  • Öncelikle gelir durumunun borcu karşılayabilecek düzeyde olması gerekir
  • Yine kurum garantisi altında uzun süredir çalışıyor olması borcun ödenebilirliği açısından önemlidir.
  • Bu kişilerin mesleki pozisyonu üst düzeyde olan meslek dallarından oluşu da kredi onayına etki eder.
  • Daha önce finansal geçmişinde haciz ve icra süreçlerinin yaşanmamış olması da önemlidir.

İcra yolu ile borç tahsili yapılan kefil asıl borçluya rücu edebilir mi?

Kefilin asıl borçluya ait olan borcu ödemesi halinde karşı tarafa dava açarak bu meblağı geri alabilme hakkı bulunmaktadır. Kefil olan kişi icra mahkemesinde rücu davası açmalı ve kendisinin bu borca ait olarak yaptığı ödemeleri mahkemede belgeleri ile ispat ederek asıl borçludan bu miktarı yasal olarak talep etmelidir .

Kefil olan kişinin borçla ilgili sorumluluğu nedir?

Kefil olan kişi, borcun ödenmesi ile ilgili yaşanan sıkıntılı durum asıl borçlu ile çözülemediğinde devreye giren biridir. Bu kişi asıl borçlunun tüm borçlarından değil kefil olunan konu ile alakalı olan kısımdan sorumlu tutulmaktadır. Yalnız kefil olan kişi sözleşme imzalanmadan borç üzerinde kurulan kefaletin müteselsil kefalet olmamasına çok dikkat etmelidir. Bu şekilde hazırlanan bir sözleşmeye atılan imza kendisini asıl borçlu ile aynı sorumluluklar altına sokar. Örneğin; asıl borçludan icra aşamasına gelmeden tahsil edilemeyen borç müteselsil kefalet ile kefilden bu alacağın talep edilebilme hakkını verir. Yani icra ve haciz uygulamaları ile uğraşmak yerine kefile giderek alacak talebi yapılır.

Bankalar kişi ve  kurumlara sağladıkları finansal kaynakların geri dönüşlerinde ortaya çıkan sorunları kaynak tahsisi sırasında talep edilen teminatlar yolu ile tazmin etmeye çalışır.Bunlar,sahip olunan  maddi kaynaklar ile  Borca kefil olacak biri vasıtası ile gerçekleşir. Kefilin borcun ödemesi sıkıntıya girdiğinde karşılaştığı durum en son haciz noktasında sonlanır. Bu aşamaya gelmeden bankaya ilgili borcu ödeyip  asıl borçluya açacağı dava ile ödenen parayı talep edebilme hakkı ise saklıdır.

Bir önceki yazımız olan Tefeci Arıyorum Yasal mı? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ